sizce günü kurtarmak ve hayatı akışına bırakmak ne demek? ne anlama geliyor? aymazlık? boş vermişlik? soruları soran kalbiniz değil de, karşınızda değer verdiğiniz birisinin tavrıysa, cevaplar bulanıktır her zaman. çünkü; kimse kimsenin gözüyle bakmaz gökyüzüne.. kimi güneşi görünce mutlu olurken, kimisi de yağmurlarla birlikte özgürlüğü hisseder. dediğim gibi, günü kurtaran insanın bir yarını var mıdır? hayatı akışına bırakınca her şey daha mı sorunsuz olur? beklenti? bekleyiş? umutsuzluk? hoyratça huzuru harcamak nedir peki? neyin nesidir ya da? aslında her zaman inanarak söylediğim bir deyiş vardır. Nietzsche der ya; "ümit kötülüklerin en fenasıdır. çünkü işkenceyi uzatır." bu aforizmaya katılan var mı aranızda? ben yine en önden parmağını hızla kaldıran o öğrenci olacağım. yanılıyor bile olsam, değişmeyecek fikrim. ama ama ama; işte burada koca bir ama var. bizi ayakta tutan da o umut değil mi? her sabah rutinimizi bile buna göre ayarlarız. alarmı 5 dakika da...
belki biraz yorgundur ruhum, belki biraz konuşmak istiyordur kalbim.. belki duyulsun istiyorumdur kahkahalarım yada çığlıklarım... elinizi kalbinize değil, ruhunuza koyun... ben orada olurum..